Uzmanı uyardı: ‘Sertleşme sorununa karşı kullanılan ilaçlar her erkeğe uygun değil’

Sertleşme sorunu yaşayan her erkeğe aynı tedaviyi önermediğini söyleyen Prof. Dr. Halim Hattat, “Bunun ana nedeni sertleşme bozukluğuna yol açan pek çok değişik organik ve psikolojik neden olması. Dolayısıyla önce sertleşme sorununa yol açan sebepleri çok yönlü araştırıyoruz, sonra esas problemi tespit edip bunu -hastanın tercihlerini de gözeterek- ortadan kaldırmayı hedefliyoruz.

Sertleşme cinsel bölgeye giden kan akışının artmasıyla meydana geliyor.  Bu nedenle cinsel bölgeye giden damarlar herhangi bir sağlık riski nedeniyle, örneğin yüksek tansiyon, şeker hastalığı veya sigara sebebiyle daraldığında sertleşme sorunu gelişiyor.  Bu sebepler söz konusu olduğunda P-Shot önemli bir yeni tedavi seçeneği haline geliyor” açıklamasında bulundu.

RİSK GRUBUNDAKİ ERKEKLERDE ETKİ GÖSTERİYOR

P-shot tedavisinin son dönemde cinsel güç ve performans açısında tercih edilen bir yöntem olduğunu aktaran Hattat, “P-Shot tedavisi (Platelet rich plasma- ya da trombositten zengin kan sıvısı) cinsel bölgeyi gençleştiriyor. Cinsel fonksiyonları destekliyor. Ayrıca cinsel bölge büyütme ihtiyacı içinde olan erkeklerde de çok başarılı sonuçlar veriyor. Normal yaşlanma süreciyle beraber cinsel bölgeyi destekleyen ve cinsel fonksiyonlar için gereken damar, sinir ve kas yapısında doğal bir yavaşlama oluyor.

Özellikle damar sertliği ile beraber cinsel bölge adale dokusundaki katılaşma cinsel bölgede hacim kaybına yol açıyor. P-Shot tedavisinin en önemli etkisi büyüme faktörü yardımıyla damar sinir ve adale dokusunu yenileme özelliği sağlayarak bu süreci tersine döndürmesi. Özellikle sertleşme sorunu, cinsel bölgede eğrilik yaratan peyronie hastalığı, pelvik ameliyatlar, kemoterapi veya radyoterapi sonrasında görülen fonksiyon azalmasında PRP uygulanabiliyor. Damar sertliği, şeker hastalığı ve sigara kullanarak risklerini yükselten erkeklerde etki gösteriyor. Kök hücreleri de uyardığı için cinsel bölgeyi büyüme özelliği de gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Hattat açıklamasının devamında şu bilgilere yer verdi:

 “PRP kanda doğal olarak bulunan bu hücrelerin yoğunlaştırılmış hali. Kanın santrifüj edilmesiyle elde edilen konsantre sıvı, normalde kanda bulunan trombosit miktarının yaklaşık 2-4 katını içeriyor. Yüksek sayıdaki trombositler onarıcı özellikleri ve büyüme faktörleri ile dokuda yeniden canlanma sağlıyor. Zarar görmüş dokularda tekrardan oluşma, hücre yenilemesi, damar oluşması ve kolajen üretimi gibi faktörleri ortaya çıkartıyor. Genelde aralıklı uygulanan tedavi ortalama 3 seans sürüyor. En önemli faydaları arasında ayakta tedavi olması, anestezi gerektirmemesi, girişimsel (cerrahi) bir işlem olmaması, tedavi sonrası ağrı oluşmaması, hızlı sonuç alınması, ilaçsız bir tedavi yöntemi olması ve yaşam kalitesinde sağladığı artış sayılabiliyor.”

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir